DUYURULAR

21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm
Yazarımız Deniz ADALI'nın 21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm adlı kitabı çıktı. Bürolarımızdan ve kitapçılardan temin edebilirsiniz.
 

Anket

Yeni sitemizi nasıl buldunuz ?
 

Kimler Online

Şuanda 2 ziyaretçi online
Anasayfa
Yeni Bir Dünya Savaşı ve Anti-Emperyalist Mücadele Olanağı
Yazar Kaldıraç   
Çarşamba, 09 Temmuz 2008
    Kapitalizm, iki dünya savaşına ev sahipliği yaptı ve üçüncüsüne de ediyor. Dünya savaşı adını alan büyük savaşların ikisi de 20. yüzyıla sığdı, kapitalist-emperyalizm dönemine. Ve 20. yüzyıl, üçüncü dünya savaşına gebe olarak 21. yüzyıla evrildi.
    Bugün, bir yeni dünya savaşı, 3. Dünya Savaşı yaşanıyor. Gelecek kuşaklar, bugünleri yazdığında, belki 3. Dünya Savaşı'nın zaten başlamış olduğunu yazacaklardır. Ama yine de henüz dünyanın bir önemli yarısı, bir diğer önemlilerine savaş ilanını silâhları patlatarak yürütmüyor. Buna rağmen, bir savaştan söz edersek yanlış olmaz. 
Devamı...
 
Zafer Yenildiğin Yerde Kazanılacak!
Yazar Deniz ADALI   
Çarşamba, 09 Temmuz 2008
    1 Mayıs 2008, son derece ilginç bir 1 Mayıs olmuştur. Bizim gibi 12 Eylül'ü yaşamış olanlar için, olay daha da ilgi çekici olmaktadır. Bize, bu süreçten, mücadelenin her yeni döneminden dersler çıkarma görevi düşmektedir. Belki de 12 Eylül sonrası mücadele tarihinin, bunca yavaş ilerleme sağlanıldığı bir dönemin önemli bir avantajı, tarihsel deneyimlere sahip devrimcilerin hâlâ sağ olmasıdır. Bunun bir kazanç olduğunu, ilerde daha da iyi kavrayacağız. Temel Demirer'in 1 Mayıs derslerini bu gözle okumak gerekir düşüncesindeyiz.
    Bugün ülkemiz devrimci hareketi içinde 12 Eylül'ü yaşayanlar, çoğunlukla, deneyimlerini sınıf mücadelesinin hizmetine sunmaya doğru hareket etmiyorlar. Diyelim ki, 12 Eylül'ü yaşamış bir işçi, greve çıktığında, hemen hapishaneyi, işkenceyi, çocuklarından ayrı kalmayı vb. yani kısacası başına gelen olumsuzlukları hatırlamaktadır. Bunlarla başa çıkma işi de çoğunluk için bir bireysel iş olmuştur ve bu acılar hatırlandıkça, mücadele azmi azalmaktadır. Kendinde mücadele azmi azalan, erkekliğe bok sürdürmemek için olsa gerek, aslında bu işin başarılamayacağını, zaferin imkânsız olduğunu söylemeye, gevelemeye başlar.  
Devamı...
 
15-16 Haziran ve Tuzla'da Ölmek
Yazar Fikret SOYDAN   
Çarşamba, 09 Temmuz 2008
    15-16 Haziran işçi sınıfının tarihinde, son derece büyük bir öneme sahiptir. İşçi sınıfı 15-16 Haziran ile, sınıf tutumunu ortaya koymuş ve nihayetinde bıçak kemiğe dayandığında neler olacağının da kanıtını ortaya koymuştur. 15-16 Haziran işçi sınıfının devrimci örgütlenmesine dayanmıyor, işçi sınıfının sınıf olarak hareket etme bilincinin göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Ve sınıf bilinci, işçi sınıfının tek tek bireyler olmaktan çıkarak hareket etmesi demektir. Devrimcileşmenin temeli buradadır ama devrimcileşme bununla sınırlı değildir.
Devamı...
 
Bu Selin Önünde Duramayacaksınız
Yazar Deniz ADALI   
Çarşamba, 09 Temmuz 2008
    Efendiler, siz işçilere ve emekçilere yaşamı zehir edenler!
    Siz, İstanbul’u, işçi sınıfının en yoğun yaşadığı şehri işgal edenler!
    Siz, Taksim’i ablukaya alanlar.
    Siz, işçi ve emekçileri düşman ilan edenler.
    Siz, işçi ve emekçilere bir savaş ilan ettiniz. Bu savaşın ilk meydan muharebesi Taksim’de 2008’de yapıldı. Siz 1 Mayıs 1977’nin, Sivas’ın, K. Maraş’ın, Çorum’un karanlığından beslenenler, bu savaşın ilk muharebesinden zaferle çıktınız. İşçi ve emekçilere gaz bombaları ile coplarla saldırdınız. Hiçbir işgalci güç, İstanbul’da halka bu denli zulüm yapmamıştır. Siz bu savaşın ilk gününü kazandınız. Ama bu savaş, bir günlük bir savaş değildir.

Devamı...
 
Kapitalizmin Uluslararası Ekonomik Krizi
Yazar Deniz ADALI   
Çarşamba, 09 Temmuz 2008
    Dünya kapitalist ekonomisi, son dönemlerde, "yeni bir ekonomik kriz" tartışmaları, haberleri ile yeniden gündeme oturuyor. Bir yandan, "kriz" acaba ne kadar derin, ne kadar ciddi diye tartışıyorlar. Bir yandan da acaba, bu kriz hangi ülkeyi nasıl etkiler, ne zaman ve ne hızda etkiler tartışmaları yapılıyor. 
Devamı...
 
Yeni Karanlık ya da Şafak Öncesi Derin Karanlık
Yazar Fikret SOYDAN   
Çarşamba, 09 Temmuz 2008
    Amerika'nın başını çektiği emperyalist blok, SSCB var iken, komünizme karşı savaş şemsiyesi altında, dünyanın kalan bölümüne şekil vermeye çalışıyordu. Elbette bu bir alışkanlık zinciri oluşturacak kadar uzun süre devam etmişti. Komünizme karşı savaş denildi mi, tüm kapitalist dünya sistemi içindeki ülkelerde akan sular duruyordu. Bu nedenle Almanya'da da, Fransa'da da, İngiltere'de de ya da Türkiye gibi sömürge ülkelerde de, Yunanistan'da da, Afganistan'da da, saymakla bitmez Afrika'nın herhangi bir ülkesinde de ya da Latin Amerika'nın herhangi bir ülkesinde de, insanlık dışı cinayetler işlendi, akıl almaz uygulamalar gerçekleştirildi. McChartycilik neredeyse dillere yerleşen bir uygulama oldu. Sokaklarda komünist avına çıkıldı. Mesela Türkiye'de 1950'lerde komünist avı öylesine etkili idi ki, komünistlerin belki on katı, belki 100 katı insan tutuklandı. Başka amaçla devredışı bırakılması gereken herkes, bir diğeri tarafından komünistlikle suçlandı ve bunlar da işe yaradı. Emperyalist merkezler için neye ihtiyaç varsa, o, komünizme karşı savaş naraları eşliğinde uygulanmaya konuldu. Bu amaçla, hemen her ülke kullanıldı. Yeşil kuşak projesini hatırlayalım, bu da bu anti-komünist savaşın bir parçası idi. ABD önderliğinde emperyalist blok, SSCB'yi sarmak, kuşatmak için, İslam'ı kullanmaya karar verdiler ve hemen hemen her İslam ülkesi bu plana, tereddüt etmeden destek verdi. Hiçbir biçimde şüphe bile etmediler, ABD planlarını anlamak için bile uğraşmadılar. Ve bugün, mesela pek çok ülkedeki İslamî hareket, aslında yeşil kuşak projesi ile ABD'nin kucağında yetişmiştir. Elbette bunun istisnaları vardır ama o kadar azdır ki, bu genellemeyi yapmak mümkün görünmektedir.
Devamı...
 
Her Eylem, Örgütlülüğe Bir Adım Olmalıdır
Yazar Deniz ADALI   
Pazartesi, 07 Temmuz 2008
    Anadolu işçi sınıfı, Anadolu emekçileri, eğer Kürdistan'ı ayrı tutarsak, en örgütsüz, en dağınık dönemlerini yaşıyor. İşçi ve emekçiler, sadece devrimci harekete uzak değildir (ya da devrimci hareket, işçi ve emekçiler içinde güçlü değildir). Aynı zamanda, işçi ve emekçiler, sendikal örgütlenmelerinin de en kötü dönemlerini yaşamaktadır. Sendikalar, işçi örgütleri olmaktan çıkmış (büyük ölçüde, hepsi değil), sendika mafyası tarafından denetlenen örgütler-çiftlikler haline getirilmiştir. Bu yıllardır böyle sürmektedir ve bunun sonucu olarak işçiler, sendikadan uzaklaşmaya başlamıştır. Bu, örgütsüzlüğü daha da büyütmüştür, büyütmektedir. 
Devamı...
 
Egemenlerin Bunalımı, Kürt Savaşı, Yalan ve Biraz da Estetik Üzerine
Yazar Fikret SOYDAN   
Pazartesi, 07 Temmuz 2008
    Önce Bülent Ersoy'u, bazı aydınlara örnek olarak göstermekle başlayalım. Ama ondan da önce, İngiliz kraliyet ailesinin ihtiyaç duyduğu "vatanseverlik" maskesine bakmalıyız. Kraliyet ailesi, prensi Afganistan'a savaşa gönderdi. Herhalde prens, eğer Afganistan'a ayak basmış ise, etrafında bir etten duvar yaratılmıştır ve herhalde prens, tuvaletini bile son derece olağanüstü şartlar altında yapmıştır. Bir prens için, eğer Afganistan'a gitmiş ise, bu bulunmaz, eşsiz bir maceradır.  
    İngiliz demokrasisi, İrlandalı kanına doyamadı. İngiliz demokrasisi İskoç kanına doyamadı. İngiliz demokrasisi Hint ya da Arap kanına doyamadı. İngiliz demokrasisi Bush'un fino köpeği lakabına sevinen bir ruh haline girmeye karar verdi. Kaybedilmiş imparatorluk rüyasını, Amerika'nın ihtiyar danışmanı sıfatı ile devam ettirmek istiyor. Onun için bir Afganistan'da, bir Irak'talar. Onun için her yerde yeniden kan dökmeye çalışıyorlar. Ama ne yazık, İngiliz demokrasisi de, İngiliz devleti de, kraliyet ailesi de eski gücüne kavuşamıyor. Bunun için Blair'in din değiştirmesi de işe yaramayacak gibi görünüyor. İngiltere, kendi ülkesinde, koyu tenli olanların tutuklanmasını emrediyor, akıl almaz yasalarla "güvenlik" sağlamaya çalışıyor. Demek, İngiliz emperyalizmi eski günlerini çok ama çok özlüyor. 
Devamı...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 toplam 54
(C) 2008 Özgür Bir Dünya İçin KALDIRAÇ