|
Anasayfa
|
|
Yazar Kaldıraç
|
|
Cumartesi, 08 Kasım 2008 |
YAŞAMAYA DAİR
Yaşamak şakaya gelmez, Büyük ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, Yani, o derecede, öylesine ki, Mesela kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, Yahut, kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişin de bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yani ağır bastığından. N. Hikmet
Mustafa ortağı güneşe uğurlayışımız üzerinden bir yıl geçti. Bir sene önce bugün, yıllardır birlikte ve onlara inat yaşadığı hastalıklarından dolayı, mücadelesine, biz yoldaşlarına, yani yaşama veda etmişti. Mücadelemizde yaşatacağız demiştik, öyle de yapıyoruz. Ortağın bize miras bıraktığı yaşam deneyimi ve katkıları ile yürüyüşümüze devam ediyoruz. Almanya’dan İskender ortak, yarım kalan kitabından söz etmiş yazısında.. Evet, Mustafa ortak, tam da Nazım Usta’nın yaşamaya dair dizelerinde anlattığı gibi, yaşamı ciddiye alanlardandı.. Hiç kimse onu zorlamamışken yüzünü bile görmediği insanların mutluluğu için yaşadı. Hasta yatağında çok fazla vakti kalmadığını bildiği halde, yapacaklarını anlatarak ve yaparak yaşadı.. “Mustafa Silar, devrimci mücadelemizde, yetenekleri ile değil, sözleri ile değil, ama her zaman en sıradan işleri yapmaya çalışması ile, devrimci mücadele ile hiçbir saman yolunu ayırmaması ile anılacaktır. Onun değeri de buradadır” demiştik ortağın ardından.. Geçen yıl, hem Anadolu’daki eski arkadaşları, hem de uzun yıllar yaşadığı Almanya’daki dostlarının onu büyük bir saygı ve sevgi ile anmalarına tanık olduk. Şaşırmadık…. Ama gururlandık.. Mustafa ortak, Bekir ortağın şiirinde söylediği gibi tüm yaşamını verdi… Şimdi bayrak bizlerin elinde.. Devrim İçin İleri! Ya Sosyalizm Ya Ölüm!
|
|
|
Yazar Kaldıraç
|
|
Çarşamba, 09 Temmuz 2008 |
Kapitalizm, iki dünya savaşına ev sahipliği yaptı ve üçüncüsüne de ediyor. Dünya savaşı adını alan büyük savaşların ikisi de 20. yüzyıla sığdı, kapitalist-emperyalizm dönemine. Ve 20. yüzyıl, üçüncü dünya savaşına gebe olarak 21. yüzyıla evrildi. Bugün, bir yeni dünya savaşı, 3. Dünya Savaşı yaşanıyor. Gelecek kuşaklar, bugünleri yazdığında, belki 3. Dünya Savaşı'nın zaten başlamış olduğunu yazacaklardır. Ama yine de henüz dünyanın bir önemli yarısı, bir diğer önemlilerine savaş ilanını silâhları patlatarak yürütmüyor. Buna rağmen, bir savaştan söz edersek yanlış olmaz. |
|
Devamı...
|
|
|
Yazar Deniz ADALI
|
|
Çarşamba, 09 Temmuz 2008 |
1 Mayıs 2008, son derece ilginç bir 1 Mayıs olmuştur. Bizim gibi 12 Eylül'ü yaşamış olanlar için, olay daha da ilgi çekici olmaktadır. Bize, bu süreçten, mücadelenin her yeni döneminden dersler çıkarma görevi düşmektedir. Belki de 12 Eylül sonrası mücadele tarihinin, bunca yavaş ilerleme sağlanıldığı bir dönemin önemli bir avantajı, tarihsel deneyimlere sahip devrimcilerin hâlâ sağ olmasıdır. Bunun bir kazanç olduğunu, ilerde daha da iyi kavrayacağız. Temel Demirer'in 1 Mayıs derslerini bu gözle okumak gerekir düşüncesindeyiz. Bugün ülkemiz devrimci hareketi içinde 12 Eylül'ü yaşayanlar, çoğunlukla, deneyimlerini sınıf mücadelesinin hizmetine sunmaya doğru hareket etmiyorlar. Diyelim ki, 12 Eylül'ü yaşamış bir işçi, greve çıktığında, hemen hapishaneyi, işkenceyi, çocuklarından ayrı kalmayı vb. yani kısacası başına gelen olumsuzlukları hatırlamaktadır. Bunlarla başa çıkma işi de çoğunluk için bir bireysel iş olmuştur ve bu acılar hatırlandıkça, mücadele azmi azalmaktadır. Kendinde mücadele azmi azalan, erkekliğe bok sürdürmemek için olsa gerek, aslında bu işin başarılamayacağını, zaferin imkânsız olduğunu söylemeye, gevelemeye başlar. |
|
Devamı...
|
|
|
Yazar Fikret SOYDAN
|
|
Çarşamba, 09 Temmuz 2008 |
15-16 Haziran işçi sınıfının tarihinde, son derece büyük bir öneme sahiptir. İşçi sınıfı 15-16 Haziran ile, sınıf tutumunu ortaya koymuş ve nihayetinde bıçak kemiğe dayandığında neler olacağının da kanıtını ortaya koymuştur. 15-16 Haziran işçi sınıfının devrimci örgütlenmesine dayanmıyor, işçi sınıfının sınıf olarak hareket etme bilincinin göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Ve sınıf bilinci, işçi sınıfının tek tek bireyler olmaktan çıkarak hareket etmesi demektir. Devrimcileşmenin temeli buradadır ama devrimcileşme bununla sınırlı değildir. |
|
Devamı...
|
|
|
Yazar Deniz ADALI
|
|
Çarşamba, 09 Temmuz 2008 |
Efendiler, siz işçilere ve emekçilere yaşamı zehir edenler! Siz, İstanbul’u, işçi sınıfının en yoğun yaşadığı şehri işgal edenler! Siz, Taksim’i ablukaya alanlar. Siz, işçi ve emekçileri düşman ilan edenler. Siz, işçi ve emekçilere bir savaş ilan ettiniz. Bu savaşın ilk meydan muharebesi Taksim’de 2008’de yapıldı. Siz 1 Mayıs 1977’nin, Sivas’ın, K. Maraş’ın, Çorum’un karanlığından beslenenler, bu savaşın ilk muharebesinden zaferle çıktınız. İşçi ve emekçilere gaz bombaları ile coplarla saldırdınız. Hiçbir işgalci güç, İstanbul’da halka bu denli zulüm yapmamıştır. Siz bu savaşın ilk gününü kazandınız. Ama bu savaş, bir günlük bir savaş değildir. |
|
Devamı...
|
|
|
Yazar Deniz ADALI
|
|
Çarşamba, 09 Temmuz 2008 |
Dünya kapitalist ekonomisi, son dönemlerde, "yeni bir ekonomik kriz" tartışmaları, haberleri ile yeniden gündeme oturuyor. Bir yandan, "kriz" acaba ne kadar derin, ne kadar ciddi diye tartışıyorlar. Bir yandan da acaba, bu kriz hangi ülkeyi nasıl etkiler, ne zaman ve ne hızda etkiler tartışmaları yapılıyor. |
|
Devamı...
|
|
|
Yazar Fikret SOYDAN
|
|
Çarşamba, 09 Temmuz 2008 |
Amerika'nın başını çektiği emperyalist blok, SSCB var iken, komünizme karşı savaş şemsiyesi altında, dünyanın kalan bölümüne şekil vermeye çalışıyordu. Elbette bu bir alışkanlık zinciri oluşturacak kadar uzun süre devam etmişti. Komünizme karşı savaş denildi mi, tüm kapitalist dünya sistemi içindeki ülkelerde akan sular duruyordu. Bu nedenle Almanya'da da, Fransa'da da, İngiltere'de de ya da Türkiye gibi sömürge ülkelerde de, Yunanistan'da da, Afganistan'da da, saymakla bitmez Afrika'nın herhangi bir ülkesinde de ya da Latin Amerika'nın herhangi bir ülkesinde de, insanlık dışı cinayetler işlendi, akıl almaz uygulamalar gerçekleştirildi. McChartycilik neredeyse dillere yerleşen bir uygulama oldu. Sokaklarda komünist avına çıkıldı. Mesela Türkiye'de 1950'lerde komünist avı öylesine etkili idi ki, komünistlerin belki on katı, belki 100 katı insan tutuklandı. Başka amaçla devredışı bırakılması gereken herkes, bir diğeri tarafından komünistlikle suçlandı ve bunlar da işe yaradı. Emperyalist merkezler için neye ihtiyaç varsa, o, komünizme karşı savaş naraları eşliğinde uygulanmaya konuldu. Bu amaçla, hemen her ülke kullanıldı. Yeşil kuşak projesini hatırlayalım, bu da bu anti-komünist savaşın bir parçası idi. ABD önderliğinde emperyalist blok, SSCB'yi sarmak, kuşatmak için, İslam'ı kullanmaya karar verdiler ve hemen hemen her İslam ülkesi bu plana, tereddüt etmeden destek verdi. Hiçbir biçimde şüphe bile etmediler, ABD planlarını anlamak için bile uğraşmadılar. Ve bugün, mesela pek çok ülkedeki İslamî hareket, aslında yeşil kuşak projesi ile ABD'nin kucağında yetişmiştir. Elbette bunun istisnaları vardır ama o kadar azdır ki, bu genellemeyi yapmak mümkün görünmektedir. |
|
Devamı...
|
|
|
Yazar Deniz ADALI
|
|
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 |
Anadolu işçi sınıfı, Anadolu emekçileri, eğer Kürdistan'ı ayrı tutarsak, en örgütsüz, en dağınık dönemlerini yaşıyor. İşçi ve emekçiler, sadece devrimci harekete uzak değildir (ya da devrimci hareket, işçi ve emekçiler içinde güçlü değildir). Aynı zamanda, işçi ve emekçiler, sendikal örgütlenmelerinin de en kötü dönemlerini yaşamaktadır. Sendikalar, işçi örgütleri olmaktan çıkmış (büyük ölçüde, hepsi değil), sendika mafyası tarafından denetlenen örgütler-çiftlikler haline getirilmiştir. Bu yıllardır böyle sürmektedir ve bunun sonucu olarak işçiler, sendikadan uzaklaşmaya başlamıştır. Bu, örgütsüzlüğü daha da büyütmüştür, büyütmektedir. |
|
Devamı...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 9 toplam 55 | |
|